Yükleniyor...

Kripto Para Sorgulama Seansı

Premine Çıktı Mertlik Bozuldu Bitcoin’i yaratanlar kendini ilk blokta servete boğmadı, bu insanların tek amacı devrimci fikirlerini ve sistemlerini test etmekti

Yazı Kripto Para Sorgulama Seansı Stratrade

Premine Çıktı Mertlik Bozuldu

Bitcoin’i yaratanlar kendini ilk blokta servete boğmadı, bu insanların tek amacı devrimci fikirlerini ve sistemlerini test etmekti. Her ne kadar “Bitcoin Core” dediğimiz çekirdek geliştirici kadro tarafında “merkeziyetsizlik işleri” ulvi bir şekilde ilerlemese de! (çünkü belirli bir grup ağın gelişimiyle ilgili en kritik kararlarda merkez rolü aldı). Gerçi konumuz bu değil, konumuz Bitcoin’in bir üretim maliyeti varken, premine olarak ilk blokta kodlarda sadece birkaç parametre değiştirerek üretilen milyonlarca/milyarlarca coinin veya Ethereum gibi token denilen bir tür dijital varlık üretilebilen platformlarda insanlara arz edilen tokenların fiyatlarının neye göre belirlendiği.

Son dakika gelişmelerden anında haberdar olmak için bizi Twitter ve Telegram kanalımızdan takip edebilirsiniz.

Bunun cevabı sandığınızdan daha basit bu fiyatlar kafadan uydurularak belirleniyor. İşte bu hayati farkındalığa rağmen tüm bu varlıklara kriptoparalar denmesi ve aynı kefeye konması algı hatasını yaratarak kötü niyetlere, dolandırıcılıklara zemin hazırladı. Hala daha bunun etkilerini piyasada azalarak da olsa görüyoruz. Ancak artık çoğu yatırımcı da birçok konuda gözlerini açtılar, sorguluyorlar. Kısacası eski piyasa ve yatırımcı yapısı da evrim geçirdi.

ICO ve IEO’lar Birer Hataydı!

Yatırımcılarına herhangi bir gelir, ödeme ve garanti taahhüt etmeyen, güven telkin etmeyen (her an parayı alanın kaçabildiği veya parayı alıp hiçbir şey yapmayarak projeyi atıl bıraktığı) ve de havadan ürettiği tokenlara kafasına göre fiyat uydurarak satma dönemi diye adlandırdığım ICO (Initial Coin Offering) balonu çoktan patladı ve maalesef ülkemizde ICO’ları ekosistem içerisindeki bazı hukukçular da desteklemişlerdi oysa en önemli kavramlar olan fiyat ve değer kavramlarını sorgulamayı atlamışlardı. Bir dönem ben de kah yanlış tercih kah da şansızlıktan ötürü (girdiğim ICO’nun tokenları hacklenmişti) yanlış ICO yatırımları yaparak çok ciddi zarar görmüştüm.

IEO (Initial Exchange Offering) dönemi de aslında ICO’lardan çok da farksız değildi sadece coin/token satılan platform farklıydı o kadar. En temel soru “token arz fiyatının neye göre belirlendiğiydi?”. Bu soru ve sorunun en temel nedeni olarak yine karşımıza kafaya göre uydurmak çıkıyor. Bir önceki yazımda fiyat ve değer kavramlarından bahsetmiştim, bazı projeler için fiyatı geçtim token işlevi olarak bir fonksiyon atanmadığı halde kuru gazla insanların anlık reaksiyonları ve haberlerle ayakta kalmaya çalıştığına şahit olduk ve halen daha oluyoruz.

Aslında bir projeyi temel olarak değerlendirirken “bu proje hangi sorunu çözüyor?”, “bu projenin çözdüğü sorunun ticari karşılığı var mı, bu karşılık büyük mü?” ve en önemlisi de “bu coin/token benim ne yapmamı sağlıyor?” sorularını sormak size o projeyi değerlendirmekte büyük fayda sağlayacaktır. Tabii bazı projeler var ki sağladıkları faydalar, çözümler ve iş birliği protokolleri yarattıkları token/coinlerden daha değerli.

Genel olarak baktığımızda ICO ve IEO dönemleri bir hataydı ancak ben hataları çok değerli buluyorum özellikle de geleceğin daha güvenli ve problemsiz kurgulanmasında yol göstermesi açısından. Özellikle aynı hata ve güvenlik zafiyetlerinin DeFi (Decentralized Finance) alanında yaşanması da oldukça değerli çünkü geleceğin sistemi hatalar sayesinde daha güvenli hale gelecek. O yüzden bu alandaki kötü tecrübeleri de sevelim tabii ki hatalardan da kendimizi azami dikkatle korumaya özen gösterelim, hatanın ortasındaki figür olmayalım.

Çözüm STO’lar mı?

Yıllardır yukarıda bahsettiğimiz problemlere karşılık olarak STO (Security Token Offering) önerisi karşımıza çıkıyor. STO’ları kısaca hisse senetleri halka arzlarının blockchain tabanında yapılması olarak düşünebilirsiniz. Kısacası geleneksel menkul kıymetlerin dağıtık mimaride ve kriptografinin gücüne emanet edilmesi olarak da düşünebilirsiniz. Ancak STO’lar da henüz kitlelere yayılmış değil çünkü “menkul kıymet” dendiği zaman regülasyon zemini çok daha sert ve önem arz ediyor. Bunun en temel nedeni menkul kıymet niteliği taşıyan dijital varlıkların yatırımcılarına kar payı, gelir vb. olanaklar sunması ve menkul kıymetlerin yatırımcılarını hukuksal zeminde güvenliklerinin sağlanması.

Asya’da STO Regülasyonları İçin İlk Adımlar

STO alanında yasal çerçevelerin düzenlenmesi çok uzun sürmedi özellikle bu yasal çerçeveleri ilk oluşturmaya başlayan ülkeler Tayvan ve Tayland oldu. 2018 yılında STO’larla ilgili düzenlemeler yayımlanmaya başlasa dahi şirketler STO’lar konusunda çok istekli olmadı. Hatta bir Tayland Menkul Kıymetler ve Borsalar Komisyonu üyesi 2019 ortasında STO’ları destekleyen yasalar olmasına rağmen kimsenin bunun için başvurmadığını açıklamıştı. ICO’lara nazaran daha basit ve geleneksel bir yapıları olsa da bu alanda ciddi bir sermaye akışı da yaşanmadı.

Tayvan’da da yasal çerçeveye rağmen blockchain şirketleri utility token satmayı tercih etti. Çünkü yukarıda ICO ve IEO konularına değindiğim gibi havadan token üretip, satmak herkesin daha çok işine geldi. Bu arada Tayvan’ın SEC’i (bizim SPK’mız gibi) FSC yasanın son halini tam olarak yayımlamadı ve süreç devam ediyor. STO süreçlerinde yasaların halka arz kriterleri oldukça katıdır, sınırlamalar ve testlere tabi tutulur şirketler. STO tarafında öyle kafadan istediğin kadar token satamazsın bol keseden.

İşte bu kriter ve sınırlamalar da halka menkul kıymet token arz etmek isteyen şirketlerin belirli bir büyüklükte olması gerektiği, belirli bir finansal değere sahip olması gerekliliğini ortaya çıkartıyor. Kısacası biraz zahmetli bir yol ancak sonucunda yasal zeminde birçok sorunu çözen de bir yol bana kalırsa.

Latin Amerika’da Gelişmeler

Bu arada STO’lar sayesinde ivme kazanan finansal kuruluşlar da oldu. Brezilya’da en çok blockchain stratejileri taraftarı olan BTG Pactual Bank Ethereum ve Tezos platformları üzerinde pek çok STO’ya ev sahipliği yapacağını duyurmuştu ve 2019 Q4 gelirlerini %42 oranında artırmıştı bu haberlerden sonra. BTC Pactual Bank 2019’un başlarında Latin Amerika’nın ilk tokenize gayrimenkul STO’su REITBZ ile 3 milyon Dolar fon toplamıştı.

Kurum Ethereum ağından Tezos ağına geçeceğini duyurmuştu ve aşağı yukarı planlanan 1 Milyar Dolar arz yaşanacağı planlarını açıklamışlardı. Halka arz ve dijital menkul ve gayrimenkul kıymetler alanındaki halka arzlar direkt olarak platformları etkileyen en önemli katalizör konumunda.

Coğrafyamıza Yakın Gelişmeler

Israel Securities Authority (ISA) STO ticaret platformu için düğmeye basmış vaziyette. Blockchain alanındaki ihtiraslarını dizginleyen İsrail daha önce bu konularda oldukça mesafeliyken menkul kıymet statüsündeki tokenların geleceğinin öneminin farkındalar.

Sonuç

STO’lar konusunda ise ABD SEC tarafında dişe dokunur bir gelişme yok hala daha bazı konuları sorgulayıp, tartışıp, irdeliyorlar. Ancak ABD gibi büyük piyasalarda yaşanan olumlu regülasyon hamleleri dünya çapında büyük etkilere yol açacaktır.

Blockchain tarafında dünyada şu an işlevlerine göre 35 STO arz platformu mevcut belki bunlardan en meşhurlarından biri de Blockstack STO’sunu gerçekleştiren Polymath platformu.

Sağlıklı bir piyasa için STO’ların pratik bir çerçeve içerisinde yaygınlaşması gerektiğine inanıyorum. Konu devletler olunca ne yazık ki hızlı bir adaptasyon sağlayamıyoruz.


Üyelik
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları gör
0
Düşüncelerinize duymak istiyoruz, lütfen yorum yapın.x
()
x