Yükleniyor...

Mükemmeliyetçilik Çağında Yeterince İyi Kalabilmek

mukemmeliyet-yeterince-iyi

Günümüz dünyasında yeni trendlerden biri de “Mükemmeliyetçilik”tir. Rekabet edilen kişi sayısının artması, başarı kriterlerinin giderek daha yukarılara taşınması, robotların ve yapay zekanın sektörleri ele geçirmeye başlaması, sosyal medyada yaşanan “mükemmel” hayatlara dair içeriklerin muazzam derecede artması gibi birçok faktör kişileri aşırı mükemmeliyetçi olmaya itmektedir. “Başarılı olmak istiyorsan hata yapmamalısın”, “Mükemmel olmazsan kaybedersin”, “Önemli olan kazanıp kazanmadığındır” hepimize tanıdık gelen bazı söylemlerdir. 

Akademik veya profesyonel meslek hayatındaki rekabetin sürekli olarak körüklenmesi bu hissiyatı daha da güçlendirmektedir. Araştırmalar, mükemmeliyetçiliğin her nesille beraber daha da artan bir eğilim olduğunu belirtmektedir. Bugünkü yazımda mükemmeliyetçi olmak yerine “yeterince iyi” felsefesini sahiplenmenin öneminden ve traderlara avantajlarından bahsedeceğim.

Mükemmelliyetçi olmak ne demek?

Mükemmeliyetçilik, kişinin kendisi veya başkaları için gerçekçi olmayan derecede yüksek standartlar belirlemesi ve değerini büyük ölçüde başarı ve kusursuz performans üzerinden tanımlamasıdır. Mükemmeliyetçiliğin temeli kişinin kendisinden kaynaklanabileceği gibi diğerlerinin ona karşı bakış açısından veya toplumun dayattığı sosyal ve kültürel normlardan kaynaklanabilmektedir. Örneğin aşırı eleştirel ebeveynlere sahip bir çocuğun görevlerini çok iyi yaptığında eleştirilmemesi, sevilmek ve değerli hissetmek adına mükemmel davranışlar sergilemesi gerektiğine dair bir inanç geliştirmesine yol açar. 

Mükemmeliyetçi kişiler “Ya Hep Ya Hiç” düşüncesine sahiptirler; yalnızca “iyi olmak” önemli değildir, hata yapmamak da bir zorunluluktur. Yani bir konuda ya çok başarılı olacaklardır ya da o konuyla hiç ilgilenmeyeceklerdir. Bu kişilerin hatalara ve başarısızlıklara hiç tahammülü yoktur, herhangi bir başarısızla karşılaştıklarında kendilerine karşı çok acımasız olurlar. Hedefledikleri noktaya ulaşamadıklarında başarısızlıklarıyla yüzleşmekte oldukça zorlanır, hayal kırıklığına uğrar, kendilerini aşırı eleştirir ve depresif duygulara kapılırlar. Konuyla ilişkili olarak Duygusuz Trade Mümkün mü? Trader’lar İçin Gerçekler başlıklı yazıma göz atabilirsiniz.

Mükemmeliyetçilik, mutsuzluğu da beraberinde mi getiriyor?

Bu kişilerin başarılı oldukları konularda bile mutlu olmadıkları, kendilerini takdir etmedikleri; başarıyı yalnızca bir çıktı olarak yorumladıkları ve daha da iyisini başarabilmek için neler yapabileceklerini değerlendirdikleri görülmüştür. Alınan her başarıda bir hata ya da kusur arama eğilimi mevcuttur, bundan dolayı da bu kişiler kendilerini hiçbir zaman tam anlamıyla yeterli hissetmemektedirler. 

Örneğin bir yarışı 10 saniyede koşarak rekor kıran bir sporcunun, rekor kırmasına rağmen koşu esnasında neleri daha iyi yapabileceğine ve neden 10 saniyenin de altına düşemediğine odaklanması mükemmeliyetçi bir tutumdur. Bu kişilere göre sürecin kendisi önemli değildir, önemli olan hedefledikleri sonuca ulaşabilmektir fakat ne yazık ki hedeflenen nokta da sürekli olarak yukarıya taşındığı için hiçbir zaman ulaşılamamaktadır. 

Sonuca ulaşmak için neler yapıldığının veya hangi başarıların elde edildiğinin de herhangi bir önemi bulunmamaktadır. Fiziksel veya psikolojik sağlıklarından olmak uğruna çok çalışmaya ve daha da mükemmeli hedeflemeye devam ederler. Ayrıca bu kişiler yalnızca kendilerinden değil, çevrelerindeki kişilerden de mükemmeliyetçi olmalarını beklemekte; bundan dolayı da ilişkilerinden yeteri kadar tatmin olamamakta ve diğerlerini sürekli olarak eleştirdikleri için ilişkileri bozulmaktadır.

Daha detaylı bilgi almak için aşağıdaki videolardan ve podcast’ten yararlanabilirsiniz:

Finansal piyasalarda mükemmeliyetçi olmak

Finansal piyasalar bağlamında yorumlayacak olursak işlem almak özellikle mükemmeliyetçi kişiler için tam bir kâbus gibidir çünkü yaşanan en ufak kayıplar bile çok büyük meseleler haline getirilecektir. Marketin yönünün yanlış tahmin edilmesi, başkalarına başarısız işlemler vermek, bir konuda yanlış bilgiye sahip olmak gibi birçok durum bu kişiler için oldukça can sıkıcıdır. En ufak hatayı veya yanlışı kabul etmezler, tüm kontrolün kendilerinde olmasını ve sürecin mükemmel bir biçimde ilerlemesini isterler.

Öte yandan finansal piyasalar başarı ve mağlubiyetin çok açık ve net kanıtlarla görülebildiği bir alandır. Herhangi bir meslekte hataları belki uzun bir süre boyunca göremiyorken; burada her işlem içerisinde hataları ve başarıyı barındırıyor. Dolayısıyla mükemmeliyetçiliği bu noktada bir kenara bırakmayı öğrenmemiz ve hata yapmanın kendisini yeniden çerçevelendirmemiz gerekiyor.

Mükemmeliyetçilik, ertelemenin kılıf değiştirmiş hali mi?

Mükemmeliyetçi kişilerin aşırı kontrolcü olabildiği ve her şey mükemmel olana kadar eyleme geçmekten kaçındıkları yani deneyimin kendisini sürekli olarak erteledikleri görülmektedir. Birçok mükemmeliyetçi traderın sürekli bir biçimde işlem almayı ertelemesinin, zamanının neredeyse tamamını eğitimlere vermesinin ve kusursuz işlemi alana kadar bekleyeceğini ifade etmesinin nedeni de bu tarz düşüncelerdir. 

Başarısız bir işlem almaktansa hiç işlem almamak kişinin psikolojik iyi oluşunu, özgüvenini ve benlik saygısını korumaktadır. Oysa yapmamız gereken şey, sahip olduğumuz yöntemler çerçevesinde elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışarak, deneye yanıla öğrenmeye devam etmektir. Ufak bir parantez açarak bu noktada işlem almayı neden sürekli olarak ertelediğinizi sorgulamanızı öneririm.

Yeni başladığım zamanlarda ben de birçok kişi gibi her işlemimin kazançla sonuçlanmasını istiyordum fakat kaybetmek bu işin doğasında var. Bana göre kayıplar ve hatalar aslında bizlere marketi her zaman tahmin edemeyeceğimizi, risk yönetimini elden bırakmamamız gerektiğini ve dikkatli olmazsak büyük kayıplar yaşayabileceğimizi hatırlatıyor.

Başarılı traderları gözlemleyecek olursanız yalnızca kazanmakta değil, kaybetmekte de daha iyi olduklarını görebilirsiniz. Bu kişiler kayıplarla daha iyi başa çıkabiliyor, bunları fırsata dönüştürme konusunda daha esnek davranabiliyor ve hatalarından dersler çıkararak daha iyi bir trader olma konusunda kendilerini eğitiyorlar. Herkes bir şekilde para kazanabiliyor ama tutarlı bir şekilde para kazanmak ve bunu her hafta sürdürebilmek asıl mesele.

Mükemmeliyetçiliğin üstesinden gelmek için neler yapılabilir?

Araştırmalara göre aşırı mükemmeliyetçi tutumlara sahip olmak kişileri daha çok strese, kaygıya ve endişeye sürüklüyor, daha çok baskı hissetmelerine yol açıyor. Aynı zamanda bu kişilerin tükenmişlik sendromuna daha çok yakalandıkları görülüyor. Traderları gözlemleyecek olursanız her iki bulgunun traderlar için de geçerli olduğunu rahatlıkla fark edebilirsiniz. Peki ne yapmamız gerekiyor?

Yeterince İyi > Mükemmeliyetçilik

Öncelikle her zaman mükemmele ulaşmanın mümkün olmadığını, “yeterince iyi”ye ulaşmanın da başarı için yeterli olduğunu kabullenmelisiniz. Sahip olduğumuz düşünce ve inançları yeniden çerçevelendirmek sağlıklı tutum ve davranışlara yönelmemizi sağlayacaktır. Eskiler “Mükemmel iyinin düşmanıdır” der, benzer mantıkla mükemmel işlemi almayı beklemektense “yeterince iyi” işlemler almayı ve bunu sürekli olarak yapmayı hedeflemeliyiz.

İkinci olarak bakış açımızı tekrardan yapılandırmamız gerekmektedir. Başarılı, değerli veya sevilmiş hissetmemizi sağlayan şeylerin ne olduğu üzerine düşünmek ve bunları tekrardan kurgulamak mükemmeliyetçi tutum ve davranışları bırakma konusunda bize yardımcı olacaktır. Bunu yapabilmek için çevrenizdeki güvendiğiniz kişilerden destek isteyebilir, onların bu konulardaki bakış açılarını dinleyebilirsiniz. Mükemmel olmasanız bile sevileceğinizi ve değerli olduğunuzu duymak, bu tutum ve davranışları bir kenara bırakmanızı sağlayacaktır.

An’da kalabilmenin ve öz şefkatin önemi

Üçüncü olarak an’da kalmaya dair pratikleri daha çok gerçekleştirmeyi öğrenmelisiniz. Mükemmeliyetçiliğin bir nedeni de kişilerin geçmişte yaşadıkları veya gelecekte yaşayacakları olaylara takılı kalmalarıdır. Bu noktada geçmiş veya gelecek hakkında kaygılanmamak ve an’ın tadını çıkararak hareket etmek mükemmelliyetçi tutumları da azaltmaya yardımcı olacaktır. An’da kalmayı bir kas gibi düşünebilirsiniz, bunu ne kadar çok deneyimlerseniz bu sürenin de o kadar artacağını göreceksiniz. Yürüyüş veya yoga yapabilir, yüzmeye gidebilir, oyun oynayabilir, müzik dinlerken bir şeyler çizebilirsiniz.

Dördüncü olarak yapılan çalışmalar mükemmeliyetçi kişilerin çevrelerindeki bazı spesifik kişilerin değerlendirmesine ve onayına dikkat ettiğini göstermektedir. Kendimizle yaptığımız içsel konuşmalarda daha şefkatli olmamız ve sevilmek veya değerli hissetmek için başkalarının onayına ihtiyacımızın olmadığını unutmamamız gerekmektedir.

Son olarak hayattaki her şeyi kontrol edebildiğimizi düşünsek de bunun bir yanılgı olduğunu da unutmamamız gerekiyor. İnsanların birbirine bağımlı olduğu, çok oyunculu ve birçok parametrenin olduğu bir sistemin içerisindeyiz. Bu noktada kendinizi başkalarıyla kıyaslamak yerine herkesin hayattaki hızının farklı olduğunu, bugün sizin önünüzde olan kişilerin yarın arkanızda kalmayacağını hiçbir zaman bilemeyeceğinizi, hayatın belirsizliklerle ve sürprizlerle dolu olduğunu ve kendinizi bazen yolculuğun kendisine bırakmanız gerektiğini hatırlamalısınız.

İleri Okumalar, Yararlanılan Kaynaklar ve Öneriler

  • Andrew Aziz & Mike Baehr, Mastering Trading Psychology
  • Mark Douglas, Trading In The Zone
  • Mark Douglas, The Disciplined Trader
  • Morgan Housel, Paranın Psikolojisi

Bu makale yatırım tavsiyesi veya önerisi içermemektedir. Her yatırım ve alım satım hareketi risk içerir ve okuyucular karar verirken kendi araştırmalarını yapmalıdır.