Yükleniyor...

Zamanın Ötesinde, Odak ve Motivasyonun Zirvesinde Olmak: Akış

akista-olmak-trader-psikolojisi

Yeni bir yöntem öğrendikten sonra grafiklerde çalışmaya başladığınız ilk zamanları hatırlayın. Grafikleri incelerken, her bir yöntemle yeni bir şey keşfettiğinize inanır, kendi farkındalıklarınızı grafiklerde görebilmenin coşkusunu yaşarsınız. Öğrendiklerinize ek olarak yeni yapılar gözlemler, kendi başınıza bir strateji geliştirir ve onun grafiklerde çalışıp çalışmadığını defalarca kontrol edersiniz. Tekrarlayan yapıları pariteden pariteye atlayarak sayısız defa test eder, istatistiğini tutarsınız. Motivasyonunuz hat safhadadır, akış haline doğru adım adım ilerlersiniz.

Örneğin döngülerle ilgili ilk farkındalığımı yaşadığım günü hatırlıyorum. Sabahın erken saatlerinde çalışmaya başlamıştım. Wyckoff Yöntemi ve Dow Teorisi üzerine okumalar yaptıktan sonra Bitcoin ve Ethereum grafikleri üzerinden test etmeye başlamıştım. Grafiklerde çalışırken, “Acaba dip ile tepeler arasında kaç gün var?”, “Yükseliş süreci kaç gün sürmüş?”, “Yükselişler sırasında yüzde kaçlık düzeltmeler yapılmış?”, “Her döngüde kaç defa düzeltme yapılmış?”, “Seçimlerden sonra grafikler nasıl bir seyir göstermiş?” gibi bir sürü soru aklıma gelmeye başlamıştı. Her soru bir başka soruyu doğuruyor, daha çok merak ediyor ve bırakmak istemiyordum. Her soruyu grafikler üzerinden cevaplayıp notlarını titizlikle tutuyordum. O sırada arkadaşımın aramasıyla çalışmam bölünmüştü ve birkaç saat geçtiğini, acıktığımı fark etmiştim. Kendimi tamamen sürece kaptırmış olduğumu o anda fark etmemiştim bile. Eminim sizlerin de grafikleri çalışırken, araştırmalar yaparken ya da bir şeylerle uğraşırken benzer deneyimleriniz olmuştur.

Sınır Ötesi Bölge

Akış hali, yaptığınız işe kendinizi kaptırıp benlik hissinin tamamen kaybolduğu ve zamanın neredeyse ortadan kalkmış gibi hissedildiği deneyim durumudur. Bu, yüksek bir odaklanma biçimidir; kişi tüm enerjisini ve dikkatini yalnızca yaptığı işe yönlendirdiği için hem daha üretken hem de daha yaratıcı olur. Akışın amacı sonuca ulaşmak değil, sürecin kendisini olduğu gibi deneyimlemektir. Örneğin kaya tırmanışına giden bir kişinin amaçladığı şey, kayalığın tepesine ulaşmak değil, tırmanış sürecinin kendisini yaşamaktır.

Akış hali, Mihaly Csikszentmihalyi tarafından ortaya atılmıştır ve teoriye göre akışın birçok boyutu bulunmaktadır. Johann Hari ise bu boyutlardan özellikle üç tanesinin çok önemli olduğunu vurgular:

  • Hedefin açık ve net olması: Akış haline girebilmek için yalnızca tek bir hedefe odaklanmak, diğer hedefleri bir kenara bırakmak gerekir. Mihaly’e göre aynı anda birden fazla şeyle uğraşmak, dikkat dağılmasına ve akışa tam olarak dahil olamamanıza, kendinizi deneyimin kendisine bırakamamanıza yol açar.
  • Yapılan şeyin sizin için anlamlı olması: Dikkatimizi ve enerjimizi, bizim için anlam taşıyan şeylere yönlendirmeye daha eğilimliyiz. Sosyal psikolog Roy Baumeister’ın söylediği gibi: “Bir kurbağa, yiyemeyeceği bir taşa kıyasla yiyebileceği bir sineğe çok daha uzun süre bakacaktır.” Bizler için de benzer mantık geçerlidir. Yani hedeflerimizi ve eylemlerimizi bizim için anlamlı olan şeylerle birleştirmek, dikkatimizi daha uzun süre korumamıza ve enerjimizi daha doğru yönetebilmemize yardımcı olur.
  • Hedef ve eylemin zorluk seviyesi optimal düzeyde olmalı: Seçtiğimiz hedef ve gerçekleştireceğimiz eylem bizim için ne çok kolay ne de çok zor olmalıdır. Eğer hedefiniz sizin için çok kolaysa bir süre sonra otomatik olarak eylemi gerçekleştirmeye devam eder, herhangi bir gelişim göstermeden yapmaya devam edersiniz; öte yandan eğer çok zorsa bu sefer de kaygılanır, kendinizi tam anlamıyla bırakamaz ve yaptığınız her davranışı tedirgin bir şekilde gerçekleştirirsiniz.

Özetle, akışa ulaşmak için size anlamlı gelen, becerilerinizi yeterince zorlayan ve tek bir hedefe odaklanmanızı sağlayan bir eylem seçmeniz gerekir. Akış halindeyken kişiler tamamen anın içindedir, benlik bilinci adeta kaybolur ve yaptıkları işle birleşmiş hissederler. İçimizde, uzun süre odaklanmamızı ve sürecin keyifli olmasını sağlayacak bir kaynağın mevcut olduğunu, uygun koşullar yaratıldığında motivasyonumuzu, dikkatimizi ve verimliliğimizi artırabileceğimizi söyleyebiliriz.

Daha detaylı bilgi ve önerilere ulaşmak için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz:

Deneyimi Yaşamak Değil, Deneyimin Kendisi Olmak

Trader’lar ve yatırımcılar açısından akış halini incelediğimizde, deneyimsiz bir trader için grafiklerle ilk karşılaşma ve işleme giriş kararı genellikle stresli ve kaygı vericidir. Tüm değişkenleri değerlendirmek ve grafiği doğru yorumlamak zor gelir; kişi, başarılı olup olamayacağı konusunda endişeye kapılır. Oysa öğrenme aşamasında süreç tamamen farklıdır. Kişi öğrendiği yöntemleri ve teknikleri grafiklerde test eder, stratejilerin çalıştığını gördükçe tatmin olur ve “bilebiliyor” olmanın coşkusuyla zihni tamamen açılır. Kendi stratejilerini oluşturmaya başlar, işlem sırasında nasıl hareket edebileceğini planlar ve farklı senaryolar üzerinde düşünür. Bu süreç esnasında kişi, dikkatini yoğunlaştırıp akış deneyimini yaşayabilmektedir; kendini tamamen sürece kaptırır ve öğrenmenin keyfini çıkarır.

Deneyimli ve rahat bir trader içinse fiyat hareketlerini izlemek, yorumlamak ve grafiklerde kaybolmak başlı başına keyif veren bir aktivitedir. Üstüne üstlük, yapılan yorumlamaların kazançla sonuçlanması motivasyonu daha da artırır ve kişinin tamamen akışa girmesini kolaylaştırır. Odak, artık sadece işlem yapmak değil; sürecin kendisiyle bütünleşmek ve sürekli öğrenmek üzerinedir. Böylece hem teknik becerilerini ve zihinsel dayanıklılığını pekiştirir hem de sürekliliği sağlayıp disiplinli bir şekilde çalışmaya devam eder.

Performansın En Üst Noktası

“Erken saatlerinde üç saat akış yaşadığım günlerin geri kalanında kendimi rahat, açık ve bir şeylerle ilgilenmeye müsait hissettiğimi fark ettim – kasılma, gerilme ya da telefon açlığı hissetmeden kumsalda yürüyebildiğimi, insanlarla sohbet edebildiğimi, kitap okuyabildiğimi. Akış bedenimi rahatlatıp zihnimi açıyordu sanki.”

Daniel Goleman’a göre akış haline girebilmek, duygusal zekânın en üst noktasıdır. Akış durumunda, duygu, düşünce ve davranışlar adeta performans ve öğrenimin hizmetine verilir. Duygular yalnızca denetim altında değildir; aynı zamanda olumlu, enerji yüklü ve yapılan işle uyumludur. Bu nedenle akış, kişiye içsel bir ödül sunar ve kişinin kendini çok iyi hissetmesini sağlar.

Daha detaylı bilgi ve önerilere ulaşmak için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz:

Akış halindeki kişi, tamamen yaptığı işe dalar; bilinci adeta hareketleriyle birleşir. Olup bitenler üzerinde fazla düşünmek bile akış hissini bozabilir; örneğin “Bunu harika yapıyorum” düşüncesi bile akışı aksatabilir. Dikkat öylesine yoğunlaşmalı ki, kişinin algısı yalnızca elindeki işlemle sınırlansın ve zaman ile mekân kavramı kaybolsun.

Bilinçli Odaklanmayı Alışkanlık Haline Getirmek

Bunu sağlamak için, yukarıdaki önerilere ek olarak, yapılacak işe bilinçli ve keskin bir dikkatle odaklanmayı denemelisiniz; çünkü akışın temelinde yüksek bir konsantrasyon hali vardır. Çalışmaya başlamadan önce kısa bir odaklanma rutini (motivasyon ritüeli gibi) oluşturmak, kendinizi sürece kaptırmanızı kolaylaştırabilir.

Yapılacak işi bireysel yaşantınızla, karakterinizle veya hedeflerinizle bağdaştırmak da etkili bir yöntemdir. Bu sayede iş, sizin için anlamlı ve değerli hâle gelir ve kendinizi vermeniz kolaylaşır. Son olarak, sonuç odaklı olmaktansa süreç odaklı olmayı öğrenmek önemlidir. Birçoğumuzun ana amacı para kazanmak veya refahımızı yükseltmek olsa da yolculuğun kendisinden zevk almak motivasyonu korumanıza, disiplini sürdürmenize ve uzun vadede başarılı olmanıza yardımcı olur.

İleri Okumalar ve Öneriler

  • Johann Hari, Çalınan Dikkat
  • Mihaly Csikszentmihalyi, Akış: Mutluluk Bilimi
  • Csikszentmihalyi, M. (1988). The flow experience and its significance for human psychology. Optimal experience: Psychological studies of flow in consciousness, 2, 15–35.
  • Csikszentmihalyi, M., Abuhamdeh, S., & Nakamura, J. (2014). Flow. In Flow and the foundations of positive psychology. Dordrecht: Springer Netherlands.
  • Nakamura, J., & Csikszentmihalyi, M. (2014). The concept of flow. In Flow and the foundations of positive psychology. Dordrecht: Springer Netherlands.

Bu makale yatırım tavsiyesi veya önerisi içermemektedir. Her yatırım ve alım satım hareketi risk içerir ve okuyucular karar verirken kendi araştırmalarını yapmalıdır.


Çerez ayarları

Geçerli durum