Ethereum’un kurucu ortağı Vitalik Buterin, ağın önümüzdeki yıllarda klasik bir blockchain yapısının ötesine geçerek “kriptografik dünya bilgisayarı” olarak tanımladığı yeni bir mimariye dönüşmesini bekliyor.
Ethereum’un kurucu ortağı Vitalik Buterin, ağın 2030’a doğru nasıl değişebileceğini ele aldığı yeni bir yazı yayımladı. Buterin’e göre Ethereum, yalnızca işlemlerin kaydedildiği bir blockchain olmaktan çıkarak blockchain, kriptografik doğrulama, gizlilik teknolojileri ve merkeziyetsiz zincir dışı sistemlerin birlikte çalıştığı daha kapsamlı bir altyapıya dönüşüyor.
Buterin, “The cryptographic world computer” başlıklı yazısında Ethereum’un bugünkü halinin bile ilk dönem blockchain’lerden önemli ölçüde farklı olduğunu belirtti. Proof of Stake, Katman 2 ağları ve sıfır bilgi kanıtları gibi teknolojilerin sisteme dahil olmasıyla birlikte bu farkın önümüzdeki birkaç yıl içinde daha da belirginleşmesi bekleniyor.
Ethereum için blockchain tanımı yetersiz kalabilir
Buterin’e göre Ethereum’un gelecekte yalnızca “blockchain” olarak tanımlanması, ağın nasıl çalıştığını açıklamak için yeterli olmayabilir.
Mevcut blockchain sistemlerinde işlemlerin doğruluğunu kontrol eden bilgisayarların büyük bölümünün aynı hesaplamaları tekrar yapması gerekiyor. Ethereum’un gelecekteki mimarisinde ise hesaplamaların önemli bir kısmının farklı sistemlerde gerçekleştirilmesi ve sonuçların kriptografik kanıtlarla Ethereum üzerinde doğrulanması hedefleniyor.
Bu modelin başarılı olması durumunda Ethereum, her işlemi doğrudan kendi üzerinde gerçekleştirmek yerine daha fazla hesaplamanın doğru yapıldığını kontrol eden güvenli bir doğrulama katmanına dönüşebilir.
Buterin’in tanımladığı “kriptografik dünya bilgisayarı” da tam olarak bu yapıya dayanıyor: Blockchain altyapısını kriptografik doğrulama, gizlilik ve güçlü merkeziyetsiz zincir dışı sistemlerle birleştiren bir ağ.
Ethereum’da doğrulama sistemi değişiyor
Buterin, blockchain teknolojisinin temel çalışma prensiplerinin de önemli ölçüde değiştiğine dikkat çekti.
İlk blockchain sistemlerinde ağdaki bilgisayarların verileri indirerek işlemleri yeniden çalıştırması gerekiyordu. Yeni Ethereum mimarisinde ise PeerDAS gibi veri örnekleme yöntemleri ve SNARK tabanlı kriptografik kanıtların daha büyük rol üstlenmesi planlanıyor.
Benzer bir dönüşüm konsensüs mekanizmasında da yaşandı. Ethereum daha önce Bitcoin gibi Proof of Work sistemiyle çalışırken 2022’de gerçekleşen Merge güncellemesiyle Proof of Stake’e geçti. Buterin’in uzun vadeli planında Proof of Stake sisteminin de daha hafif ve verimli hale getirilmesi hedefleniyor.
Coinkolik’te daha önce aktardığımız Lean Ethereum planı da bu dönüşümün önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor.
Gizlilik ve ölçeklenebilirlik ön plana çıkacak
Buterin’in vizyonunda sıfır bilgi kanıtları, Ethereum’un temel katmanında daha önemli bir konuma geliyor.
Sıfır bilgi kanıtları sayesinde bir işlemin veya hesaplamanın doğru olduğu, işlemin arkasındaki tüm verilerin yeniden işlenmesine gerek kalmadan matematiksel olarak doğrulanabiliyor. Bu teknolojinin yaygınlaşması Ethereum’un daha fazla işlemi daha düşük maliyetle doğrulamasına yardımcı olabilir.
Buterin ayrıca merkeziyetsiz yapının yalnızca güvenlik açısından değil, performans açısından da avantaj sağlayabileceğini düşünüyor. Hesaplamaların ve verilerin farklı katılımcılar arasında paralel şekilde dağıtılması, ağın daha büyük işlem yüklerini karşılamasının önünü açabilir.
Gizlilik de yeni mimarinin temel başlıklarından biri. Ethereum geliştiricileri uzun vadede daha özel işlemler ve kullanıcı bilgilerinin daha az açığa çıktığı uygulamalar üzerinde çalışıyor.
Ethereum Foundation da kısa süre önce ağın işlem, konsensüs ve veri katmanlarını kuantum bilgisayarlara karşı dayanıklı hale getirmek için 2029 hedefini açıklamıştı. Coinkolik’in aktardığı yol haritasında kuantum güvenliği Ethereum’un uzun vadeli öncelikleri arasında yer alıyor.
Hegota sonrası Ethereum’da yeni dönem başlayabilir
Buterin’e göre 2027 için planlanan Hegota güncellemesi, Ethereum’un mevcut dönemine benzeyen son “normal” ağ güncellemelerinden biri olabilir.
Hegota sonrasında recursive STARK teknolojileri, otomatik biçimsel doğrulama, daha gelişmiş konsensüs algoritmaları ve kuantum saldırılarına dayanıklı kriptografik sistemlerin Ethereum’un gelişim sürecinde daha fazla öne çıkması bekleniyor.
Buterin, PeerDAS’ın devreye alınmasıyla Ethereum’un yalnızca bir blockchain olmaktan daha kapsamlı bir sisteme dönüşme sürecinin zaten başladığını belirtti.
Ancak dönüşümün önünde çözülmesi gereken teknik sorunlar bulunuyor. Buterin’e göre sıfır bilgi kanıtlarının daha hızlı ve güvenli hale getirilmesinin yanı sıra Ethereum üzerinde giderek büyüyen veri durumunun yönetilmesi ve bu verilere paralel erişimin sağlanması en önemli zorluklardan biri olacak.
Uzun vadeli hedef ise daha ucuz, ölçeklenebilir, gizliliği yüksek ve güvenli hesaplamaların Ethereum altyapısı üzerinden gerçekleştirilebildiği bir sistem oluşturmak.
Bu makale yatırım tavsiyesi veya önerisi içermemektedir. Her yatırım ve alım satım hareketi risk içerir ve okuyucular karar verirken kendi araştırmalarını yapmalıdır.





