Yükleniyor...

Hyperliquid ABD’ye hazırlanıyor, Türkiye’de yatırımcı yurt dışına yöneliyor

ABD’de Hyperliquid için yeni bir dönem başlayabilir. Donald Trump, CFTC Başkanı Michael Selig’in platformu ABD pazarına “yasal ve uyumlu” şekilde getirmek için çalıştığını açıkladı.

Henüz resmi bir izin veya takvim bulunmasa da CFTC’nin yaklaşımı, kaldıraçlı ve zincir üstü işlemleri yasaklamak yerine belirli kurallar altında denetim sistemine dahil etmeye odaklanıyor.

Türkiye’de kaldıraç kapısı kapalı

Türkiye’de ise yerli kripto platformlarının kaldıraçlı işlem ve kripto türevleri sunması mevcut düzenlemeler kapsamında yasak.

Ancak bu yasak kullanıcıların söz konusu ürünlere erişimini yavaşlatmıyor ya da engellemiyor.  Kaldıraçlı işlem yapmak isteyen yatırımcılar yabancı borsalara veya merkeziyetsiz platformlara rahatlıkla ve hızlıca geçebiliyor.

Sonuç olarak işlem Türkiye’de denetlenen bir şirket üzerinden değil, Türkiye’de doğrudan düzenleyici gözetim altında bulunmayan bir yapı üzerinden gerçekleşiyor. 

Paribu, Hyperliquid’ı Türkiye’ye taşımayı denedi 

Bu durumun en yakın örneği temmuz ayında Paribu’da yaşandı.

Paribu, 1 Temmuz’da yaptığı büyük ürün güncellemesiyle kullanıcıların self-custody cüzdanlarıyla Hyperliquid altyapısına bağlanabileceği bir arayüz sundu. Kullanıcılar ayrı bir platforma veya cüzdan uygulamasına geçmeden Paribu arayüzü üzerinden kendilerine ait self-custody cüzdanlar aracılığıyla sürekli vadeli işlemlere erişebiliyordu. İşlemler Hyperliquid üzerinde zincir üstünde gerçekleşirken Paribu arayüz sağlayıcısı olarak konumlanıyordu.

Model, Hyperliquid’daki ürünleri doğrudan bir yerli borsa vadeli işlem piyasası olarak sunmak yerine, self-custody yapısı ve daha kontrollü bir kullanıcı deneyimi üzerinden erişilebilir hale getirmeyi amaçlıyordu.

Ancak ürün yalnızca iki gün açık kaldı. Paribu, 3 Temmuz’da oluşan düzenleyici tartışmaların ardından Hyperliquid üzerinden sunulan vadeli işlemleri ve opsiyon piyasalarını geçici olarak devre dışı bıraktı. Şirketin güncel sayfasında da bu ürünlerin halen kullanılamadığı belirtiliyor.

Merkezi borsalarda perde kapalı, Hyperliquid’da işlemler açık

Hyperliquid’ı Binance gibi merkezi borsalardan ayıran en önemli noktalardan biri şeffaflık. Hyperliquid’da emirler, işlemler ve tasfiyeler zincir üzerinde takip edilebilirken, merkezi borsalarda eşleştirme, likidasyon ve risk yönetimi şirketin kendi kapalı sisteminde gerçekleşiyor.

Binance rezerv kanıtı yayımlasa da kullanıcılar işlem motorunun nasıl çalıştığını, hangi pozisyonların hangi koşullarda tasfiye edildiğini veya kriz anlarında sistemin nasıl yönetildiğini zincir üzerinden bağımsız biçimde doğrulayamıyor.

Özellikle 10 Ekim 2025’te 19 milyar doları aşan tasfiyelerin yaşandığı gibi sert piyasa hareketleri, merkezi borsalardaki bu şeffaflık eksikliğini daha görünür hale getiriyor.

Hyperliquid’ın zincir üstü yapısı kaldıraç riskini ortadan kaldırmıyor. Ancak en azından işlemlerin ve tasfiyelerin nasıl gerçekleştiği daha açık biçimde izlenebiliyor. Merkezi borsalarda ise kullanıcı büyük ölçüde platformun sunduğu verilere güvenmek zorunda kalıyor.

Aynı ürün, iki farklı yaklaşım

Gelinen noktada ABD, Hyperliquid gibi yurt dışında faaliyet gösteren platformların belirli kurallarla kendi düzenleyici sisteminin içine alınmasının yollarını araştırıyor. Türkiye’de ise yerli kripto platformlarının kaldıraçlı ve türev ürün sunmasına yönelik mevcut yasak devam ediyor.

Bu nedenle Türkiye’de kaldıraçlı işlem yapmak isteyen bir yatırımcı açısından seçenek kalmıyor ve istemese de mecburen yurt dışındaki merkezi veya merkeziyetsiz platformlara yönelmek zorunda kalıyor.

Tartışmanın merkezindeki soru da burada oluşuyor: Kaldıraçlı işlemlerin yasaklanması kullanıcıyı riskten tamamen uzaklaştırıyor mu, yoksa işlemlerin yerli düzenleyicinin denetimi dışındaki platformlara taşınmasına mı neden oluyor?

Bu makale yatırım tavsiyesi veya önerisi içermemektedir. Her yatırım ve alım satım hareketi risk içerir ve okuyucular karar verirken kendi araştırmalarını yapmalıdır.


Çerez ayarları

Geçerli durum