Yükleniyor...

TradFi Nedir? Geleneksel Finans Teorisi

TradFi veya geleneksel finans, ana akım finansal sistemidir.

tradfi

TradFi veya geleneksel finans, ana akım finansal sistemidir. Bu sistem üzerinde kurumlar faaliyet göstermektedir. Bazı kurumlar, örneğin bankaları, hedge fonları veya aracı kurumları içerir.

TradFi (Geleneksel Finans) Teorisi Nedir?

Son dakika gelişmelerden anında haberdar olmak için bizi Twitter ve Telegram kanalımızdan takip edebilirsiniz.

TradFi, “geleneksel finans” anlamına gelmektedir. Yani kurumların faaliyet gösterdiği ana akım finansal sistemi karşılar. TradFi, yüksek derecede merkezileştirmeye kontrol ile bireysel yatırımcıların, Otomatik Piyasa Yapıcılığa (AMM’ler) katılmak veya flexUSD gibi araçlarla ticaret firmasına yatırım yapmak gibi kriptoda sunulan birçok finansal hizmetten dışlanması ile tanımlanır.

Geleneksel finans teorisi üç temel varsayıma dayanır:

  1. Tüm insanlar rasyoneldir.
  2. Bireysel seçimler beklenen fayda teorisiyle tutarlıdır.
  3. İnsanlar alınan yeni bilgilere dayanarak fikirlerini ve inançlarını doğru bir şekilde günceller.
tradfi 1

Geleneksel Finans Teorileri

Geleneksel finans (TradFi) teorileri; Markowitz’in Modern Portföy Teorisi ve onun temelleri üzerine inşa edilmiş olan Sermaye Varlıklarını Fiyatlama Modeli ve Arbitraj Fiyatlama Teorisi’nden oluşmaktadır. Etkin Piyasalar Hipotezi ise geleneksel piyasa varsayımlarının yapıtaşını oluşturmaktadır.

Modern Portföy Teorisi

Geleneksel Portföy Teorisi’ne göre yatırımcının amacı kabul edeceği bir risk düzeyinde yatırımın beklenen getirisini maksimize etmektir. Bu amaca ulaşmak için birden fazla varlığı bir araya getirerek bir portföy oluşturur. Portföy oluşturmanın amacı
çeşitlendirme ile riski azaltmaktır. Geleneksel portföy teorisi, aşırı çeşitlendirilmiş portföyü yönetmenin zor olduğu, gerekli getiriyi sağlamayan menkul kıymeti portföye dâhil etme olasılığının varlığı ve aşırı çeşitlendirmenin araştırma ve işlem maliyetlerini arttıracağı gerekçeleriyle eleştirilmiştir.

Sermaye Varlıklarını Fiyatlama Modeli,

Sermaye Varlıklarını Fiyatlama Modeli, Markowitz’in etkin sınırının bittiği yerde başlar. Teorinin ana hedefi, çeşitlendirilmesi yeteri kadar gerçekleştirilmiş portföye eklenecek yeni bir varlığın, teorik olarak doğru fiyatını, bu varlığın sistematik riskine göre hesaplamaktır. Varlığın sistematik riske olan hassasiyeti beta katsayısı ile ölçülür. Bu katsayı menkul kıymetin beklenen getirisi ile risk derecesi arasındaki ilişkiyi gösterir ve bu ilişki genel olarak doğrusaldır. Kısaca düşük betalar düşük getiri, yüksek betalar ise yüksek risk olarak yorumlanır.

Arbitraj Fiyatlama Teorisi

Teori 1976’da Stephan Ross tarafından SVFM’ ne alternatif olarak geliştirilmiştir. Tek fiyat yasasına dayanan teorinin temel düşüncesi; hisse senetlerinin beklenen getirisinin birbirinden bağımsız makroekonomik faktörler ile işletmeye ait mikroekonomik faktörlere bağlı olduğudur. Portföy getirisinin modele dahil edilen ilgili faktörlere hassasiyeti beta katsayısı ile ölçülür. Model aracılığıyla tespit edilen getiri oranı hisse senedinin gelecekteki nakit akışlarının bugüne çevrilmesinde kullanılır. Teorik olarak hesaplanan fiyat bugünkü fiyattan farklı ise zaman içerisinde arbitraj olgusu fiyatı doğru seviyesine getirmektedir. Özet olarak AFT, betaları aynı olan iki portföyün getirilerinin de aynı olacağını varsaymaktadır.

Ekran Resmi 2023 01 23 17.10.09

Kriptoda TradFi

Streambed Media’nın Kurucu Ortağı ve ekonomi yazarı Michael Casey, IMF’nin internet sitesinde yayınlanan makalesinde, geleneksel finans ile merkeziyetsiz ekonomi sistemlerinin birlikte çalışması gerektiğini savunuyor. Ayrıca açık standartlar ve belirli kurallarla bu iki modelin birlikte gelişebileceğini belirtiyor.

Casey, merkeziyetsiz varlıklara TradFi’a işlevsellik kazandıran ve istikrar getiren bazı düzenleyicilerin entegre edilmesi gerektiğini vurgularken, DeFi ve kriptonun açık kaynaklı geliştirici topluluklarının teşvik ettiği finansal inovasyonla ele alınabileceğini kaydediyor.

Kriptoda TradFi uygulaması için nasıl bir yol izlenebileceğini de ayrıca bildiren Casey, makalesinde şu ifadeleri kullanıyor:

Bitcoin’i kontrol altında tutamazsak, o zaman amaç onu yenilenebilir kaynaklara veya fosil yakıt kaynaklarından uzaklaştırmak olmalıdır. Kirli enerji santralleri için sübvansiyonları kaldıran ve Bitcoin madencilerini toplulukları için minimum kapasite eşikleri ile yenilenebilir sağlayıcılara uzun vadeli finansman taahhütleri sağlamaya ikna eden mantıklı enerji politikalarının zamanı geldi.”

Michael Casey’nin “DEFI” AND “TRADFI” MUST WORK TOGETHER başlıklı makalesinin tamamına bağlantı linkinden ulaşabilirsiniz.


Üyelik
Bildir
guest

0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları gör
0
Düşüncelerinizi duymak istiyoruz, lütfen yorum yapın.x