Yükleniyor...

Varlık Barışı ve Yurt Dışından Kripto Para Transferleri

19 Temmuz 2019 târihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Gelir Vergisi Kânunu İle Bâzı Kânunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kânun” ile gündemimize “Varlık Barışı” kavramı yeniden dâhil oldu.

Varlık Barışı ve Yurt Dışından Kripto Para Transferleri

19 Temmuz 2019 târihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Gelir Vergisi Kânunu İle Bâzı Kânunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kânun” ile gündemimize “Varlık Barışı” kavramı yeniden dâhil oldu. Başvuru süresi de sık sık uzatılıyor. Nitekim son güncelleme ile başvuru bitiş târihi 30 Haziran 2020 oldu.

Varlık Barışı, gerçek ya da tüzel kişilerin yurt içi ve yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkûl kıymet ve diğer sermâye piyasası araçlarını, ilgili hükümler çerçevesinde, Türkiye’deki banka veya aracı kuruma bildirerek söz konusu varlıkların serbestçe kullanılmasını sağlayan bir uygulama. Daha Türkçesi ile, yurt içinde kayıt dışı olan varlıkların kayıt altına alınarak ya da yurt dışında tutulan varlıkların yurt içine döndürülerek ekonomiye kazandırılması için devletin bu varlıklar üzerindeki denetimini ve vergilendirmesini gevşetmesi demek.

Zîrâ yurt dışından ülke içine büyük miktârlarda para ve diğer ekonomik varlıkları getirmek basit bir iş değil. Her devletin yaptığı gibi, Türkiye’de de devlet büyük varlık hareketlerini yakından denetliyor. Bu varlık hareketlerinin kim tarafından, ne amaçla ve hangi yöntemlerle yapıldığı, bu varlıkların kaynağı ve detayları devletin ilgi alanına giren esas hususlar. Böylece devlet, gerek büyük varlık hareketleri yolu ile ülke ekonomisinin manipüle edilmesini ve zarara uğratılmasını önlemek, gerek bu hareketler yolu ile suçun ve terörün finansmanını engellemek, gerekse kara para aklanmasının önüne geçmek için üzerine düşeni yapıyor.

Ve tabii, bir de bu işin vergi boyutu var. Büyük varlık hareketlerinden doğacak büyük vergi kazançlarını hiçbir devlet göz ardı etmez, edemez. Bu varlık hareketleri, devletler için bulunmaz kazanç kapısıdır. Bir diğer yandan, verginin sosyal adâlet fonksiyonu gereğince, toplumdaki gelir adâletsizliğinin yumuşatılması için bu varlık hareketlerinin vergilendirilmesi devletlerin sosyal politikalarının doğal bir uzantısıdır.

Peki, gelelim can alıcı soruya: Türkiye’de uygulamaya konulan Varlık Barışı kapsamına kripto paralar dâhil mi? Soruyu bir de şöyle sorabiliriz: Yurt dışındaki kripto para borsalarında ya da soğuk cüzdanlarda bulunan kripto paralarımızı Türkiye’ye Varlık Barışı kapsamında getirebilir miyiz?

Aslında birçok kripto para yatırımcısının aklına bu sorular gelmemiştir bile. Çünkü kripto para piyasası o kadar devletler üstü bir piyasa ki, bu piyasanın yatırımcı ve girişimcileri kripto paralar ile ilgili birçok konuyu, özellikle de transfer konularını hiç belirli bir devletin düzeni ve hukuku çerçevesinde düşünmüyorlar. Bu, aslında gâyet anlaşılabilir bir durum fakat bu durum, hukukî gerçeklikleri ortadan kaldırmıyor. Devlet yine devlet, hukuk yine hukuk, vergi yine vergi, denetim yine denetim. Yurt dışından Türkiye içine belli bir sınırın üzerinde varlık transferi yapılması, her zaman devletin yetki ve ilgi alanında olacaktır.

Allah herkese bereket versin, kripto para piyasasında fazla fazla kazandırsın elbet… Fakat bu kazancın kullanılabilmesi için genelde Türkiye’ye getirilip nakde çevrilmesi gerektiği de bir gerçek. Aslında sistem genel olarak şöyle işliyor: Türkiye’deki bir yatırımcı, yurt dışındaki bir kripto para borsasından ya da soğuk cüzdandan Türkiye’deki bir kripto para borsasına transfer gerçekleştiriyor. Sonra bu borsa içinde kripto parasını Türk Lirası’na ya da başka bir konvansiyonel para birimine çeviriyor. Son hamle ile, bu parayı kendine âit bir banka hesâbına aktarıyor. Yâni yatırımcı, yurt dışından Türkiye’ye kripto para varlığı getiriyor.

Ve bilin bakalım, Türkiye’de ne yok?

Kripto paranın hukukî tanımı ve bağlı olduğu bir mevzuat.

Yâni, yatırımcının Türkiye’ye getirdiği balya balya kripto paranın ülkemizde herhangi bir hukukî tanımı ve karşılığı yok. Varlık Barışı uygulamasına dâhil olan varlıklar, 7186 sayılı kânunda ve bu kânuna bağlı olarak çıkartılan tebliğde sayılmış. Bu sayılan varlıklar arasında kripto paralar yok. Dahası, kripto paralar hukukumuzda herhangi bir varlık sınıfına dâhil değil. Yâni hukukumuza göre kripto para diye bir “şey” yok.

Dahası, milyonlarca dolarlık ticârî işlemlerin yapıldığı kripto para borsaları da hukukumuzda herhangi bir tanıma ve tasnife dâhil değil. Varlık Barışı uygulaması kapsamında bahsi geçen “aracı kurumlar”, Sermâye Piyasası Kurulu ya da başkaca kurumlar tarafından lisanslanmış, belirli bi mevzuata göre kurulmuş ve işletilen şirketler. Kripto para borsaları ise hiçbir lisanslama sistemine tâbî olmadığı gibi, herhangi bir idârî ve hukukî denetime de tâbî değiller. Kripto para borsası diye bir aracı kurum hukukumuzda yok.

Hâl böyle olunca, yurt dışındaki kripto para varlıklarının büyüklüğü ne olursa olsun, ülkemize getirilmesi konusunda ne bir denetim ne bir vergilendirme ne de bir yasal süreç mevcut. Türkiye, bu açıdan tam bir “Karayip cenneti”.

Fakat, yurt dışından Türkiye’ye getirdiğiniz kripto paranın konvansiyonel paraya çevrilmesi ve sonrasında kendi banka hesâbınıza o parayı aktarmanız konusunda ufak(!) sürprizlerle karşılaşabilirsiniz. Zîrâ yüklü miktarda bir kripto paranın yine yüklü miktarda konvansiyonel paraya çevrilmesi işlemi, kripto para borsası tarafından “Alım-satım aracılık hizmeti bedeli”, yâni komisyon bedeli kesilmek sûretiyle faturalandırılacaktır. İşte bu fatura, Mâliye’nin epey ilgisini çekebilir. Ama asıl ilgiyi, yüklü miktarda bir paranın bankaya aktarılması işlemi çekecektir. Zîrâ hem banka, hem de Emniyet, Mâli Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) gibi kurumlar böyle bir transferin kaynağını, gelmişi geçmişini didiklemek hevesiyle dolup taşabilir.

Yâni demem o ki, balya balya kripto parayı ülkeye elinizi kolunuzu sallaya sallaya sokarsınız ama o kripto parayı konvansiyonel paraya çevirip kullanmak konusunda sürprizlere hazırlıklı olun. Kripto para piyasasının Türkiye için devâsâ bir gri alan olmasından ötürü, bu konuda devletin neye, nasıl yaklaşacağını kestirmek pek mümkün değil. Konuyla ilgili herhangi bir yasal düzenleme olmadığı gibi, oturmuş bir emsâl uygulama da mevcut değil.

İşte bu nedenle kripto para piyasasının Türkiye’de artık yasal bir zemine kavuşturulması ve regüle edilmesi gerektiğini savunuyorum. Hem yatırımcının hem girişimcinin belirsizlikler içinde kalmaması, ülkeye para akışının hızlanarak artmasının sağlanması için kripto para piyasasının üzerindeki bu belirsizlik artık sonlandırılmalı.

Bu makale yatırım tavsiyesi veya önerisi içermemektedir. Her yatırım ve alım satım hareketi risk içerir ve okuyucular karar verirken kendi araştırmalarını yapmalıdır.


ck x banner
ck youtube banner