Yükleniyor...

Coinkolik Özel Röportajları – Coin Delisi

Bu yazımızda yerli kripto para topluluğunun öne çıkan isimlerinden, Twitter’da bilinen adıyla ‘Coin Delisi’ ile gerçekleştirdiğimiz röportajımıza yer verdik

Coinkolik Ozel Roportajlari Coin Delisi

Bu yazımızda yerli kripto para topluluğunun öne çıkan isimlerinden, Twitter’da bilinen adıyla ‘Coin Delisi’ ile gerçekleştirdiğimiz röportajımıza yer verdik. Kendi serüveninden kripto para dünyasına; birçok konuyu ele aldığımız yazımızı aşağıdan okuyabilirsiniz. Keyifli okumalar!

Son dakika gelişmelerden anında haberdar olmak için bizi Twitter ve Telegram kanalımızdan takip edebilirsiniz.

1. Sizi biraz tanıyalım. Kaç yılında, nerede doğdunuz? Lise ve üniversite eğitimini nerede aldınız/ o yıllarda bu sektöre girmeyi planlıyor muydunuz?

– Merhaba. Ben Coin Delisi :) 80’lerin son yılı olan 1989 yılında doğmuşum. Yani 31 senedir bu dünyadayım. Selanik göçmeni bir İzmirliyim. Üniversiteye kadar olan eğitimimi İzmir Türk Koleji’nde aldım. EÜ Arkeoloji Mezunuyum.

Uzun süredir rahat bir şehir yaşantısına sahip olduğu için Antalya’da yaşamımı sürdürürken, şehirden uzaklaşmayı istememle birlikte Ege’de çocukluğumun yaz aylarının geçtiği, anılarım ve özlemim olan bir kasabaya yakın ufak bir köye yerleştim. Hem doğal hayatı, hem de kasabada hafif şehir hayatı yaşama imkanı sağladım kendime.

2. Bu sektörden önceki kariyeriniz nasıldı? Sektör ile nasıl tanıştınız, ilk başta sektördeki kimler size ilham verdi?

– İş hayatının ortasına doğdum denilebilir. Rahmetli dedemin kurmuş olduğu şirketin içine doğdum. Ben çocukken bile görüşmelere giderken beni de yanına alırdı. Kendimi bildim bileli şirketin en alt pozisyonundan en üst pozisyonuna kadar her kademesinde görev aldım. Şu anda ise sembolik olarak yönetim kurulundayım. Neredeyse dışarıdan danışman gibi destek oluyorum sadece. Şirket hayatının insan yaşamını yıprattığını ve bu tek seferlik yaşantımızda “patron” da olunsa, bir kölelik sisteminin içinde olduğumuzu düşünüyorum. İş hayatı üstlere yalakalıkla başlar, müşteri köleliğiyle devam eder, en son da para ve güç köleliğine döner. Ne kadar çok kazanırsan, o kadar bağımlı olursun.

İnsanın kendi icadı olan para için çalışmak…

Bu nedenle bu sistemden kendimi koparmak ve tasmamı çıkarmak istedim. Düzgün bir yaşama yetecek kadar bir miktar ile. Bu noktada hayatıma bir işaret gibi kripto para piyasası devreye girdi.

Bitcoin ile tanışmam 2012-2013 senesinde oldu. Ancak bu tarihlerde ne bir alım-satım yaptım, ne de bir yatırım düşüncem oldu. 2016 yılına kadar ara sıra, uzaktan takip ettim.

Bitcoin’in felsefesinin gerçekleşme ihtimalini ilk hissettiğim yıl 2016 idi. Bu tarihten sonra aktif olarak alım-satım yapmaya ve kendimi geliştirmeye başladım. Çeşitli Türk topluluklarıyla iletişim kurdum. Ama en sevdiğim, dinamik ve eğlenceli ortamı bana Twitter sağladı. Çünkü genelde sadece para kazanmaya odaklı, egolu insan dolu ortamlar beni sürekli itiyordu. Ben de kendimi Twitter’da buldum.

İlham aldığım biri var diyemem, ancak yerli ve yabancı düşünce yapımın uyum sağladığı bir çok arkadaş var. Birlikte birbirimizi besleyerek, eğiterek, gelişmeye, öğrenmeye çalışıyoruz.

3. Merkez bankasının faiz kararlarını nasıl değerlendiriyorsunuz, piyasalar üzerinde nasıl etkiler bekleniyor?

Merkez Bankası politika faizini, piyasa faizine yaklaştırmak yerine sabit bıraktı. Alınmış büyük bir risktir. Güven kaybıdır. Ülkemize döviz girişi oldukça az, tasarruf tedbirleri de yetersiz kalıyor. Muhtemelen faizi daha fazla arttırmak zorunda kalacaklar. Döviz kurlarında yükseliş beklentisi devam edecek. Büyük ihtimal kasıtlı bir hareket. Doları yüksek seviyede sabit tutarak, ithalatı azaltmak ve ihracatı arttırarak ülkeye döviz girişinin sağlanması hedefleniyor gibi duruyor. Mantıklı ama tehlikeli bir senaryo bu. Ülkeyi döndürecek para girecek ama daha da fakirleşeceğiz.

4. En unutamadığınız kaybetme hikayeniz nedir? Kaybeden trader ve yatırımcıların nasıl bir yol izlemesi gerekir?

Beni yakından takip edenler bilirler. Eskiden ICO projelerini araştırır, onlara yatırım yapardık. Bir dönem ICO’lar ilk borsaya çıktığında genellikle en az x2 x5 katında karda çıkar, herkesin ilgisini çekerdi. Bu durum da inanılmaz yüksek alım gelmesine sebep olurdu. Ben de ilk ICO deneyimim de borsaya çıkan coin’lerimi satıp, tepeden tekrar almıştım. Ardından yaşanan sert düşüş, ana parama kadar kaybetmeme neden olmuştu. Bu proje “BlockCat” idi.

Aslında iyi bir tecrübe oldu bana. ICO fırsatlarını ve insanların psikolojisini çözmemi, daha sonrasında yüksek kazançlara imkan tanıdı. Her şerde bir hayır vardır.

Borsa veya bu tarz piyasalardaki en önemli şey aslında kişinin kendini tanımasıdır. Stres, heyecan, tecrübe, sabır, parasal güç, imkanlar farklı düşünce yapıları doğuruyor.

Mesela benim çocukluktan gelen, bilgisayar oyunlarında bile sürekli uyguladığım bir şey var. Ucuzladığında almak, yükseldiğinde satmak. Hala bunu uyguluyorum ve büyük zevk alıyorum. Devamlı alıp-satmak, trade etmek, sürekli pc başında grafik izlemek, vakit kaybetmek zevk vermiyor. Bunun yerine genel olarak hayatı okumaya çalışıp, daha uzun vade yatırımlar yapıyorum. En azından yatırım miktarım arttığımdan beri.

Kısaca önce kendinizi tanıyın. Maddi gücünüzü bilin. Riskinizi hesaplayın.

Beni veya başkalarının yaptıklarını taklit ederek ancak bir yere kadar kazanırsınız. Herkesi inceleyip, analiz edip, kendi tarzınızı oluşturun. Neden zevk alırsanız, o işte başarılı olursunuz. Yapılan işi sevmek, parayı bir şekilde getirir.

5. Kurumsal yatırımcıların Bitcoin benimsenmesini, kripto para ekosistemi için nasıl değerlendiriyorsunuz?

Büyük şirketlerin zaten yıllardır takibinde olan kripto para piyasası, kendine güvenilmesini bekledi. Her ne kadar blockchain’in güvenilirliği olsa da, her türlü manipülasyona açık bir piyasa, kurumsal yatırımcıların korktuğu bir durumdur. Ancak son döneme baktığımızda daha çok kurumsal yatırımcının sisteme dahil olduğunu, yatırım veya işbirliği yaptığını görüyoruz. Bu piyasa için olumlu bir durum. Çünkü hem diğer kurumsal yatırımcılar hem de bireysel yatırımcıların güven kaybını gideriyor. Daha çok yatırım gelmesini sağlıyor.

6. Sektöre yeni giren yatırımcılara temel olarak neleri söylemek istersiniz? Hangi konulara dikkat etmeliler?

Bizim girdiğimizle şu anki sektör bambaşka. Biz bir hayale daldık. Büyük imkansızlıklar ve riskler ile daha büyük paralar kazanmak istedik. Kimimiz başarılı oldu, kimimiz de kaybetti. Ne olduğu bilinmeyen, tamamen hayal satan bir piyasa vardı. Şu anki ortam nispeten daha ayakları yere basan, bazı çevreler tarafından kabul edilmiş bir yer. Bu nedenle kendimizi geliştirmek, belli kuralları öğrenmek ve uygulamak daha kolay.

Piyasaya yeni giren yatırımcı arkadaşlara ilk tavsiyem, kesinlikle bakış açılarını genişletmeleridir. Bunun için de olaylara geniş bakmalı, haberleri, terimleri projeleri doğrudan ilk ağızdan almaları lazım. Bu da iyi bir İngilizce ile mümkün.Yani yabancı dil sizin için büyük bir avantaj. Yabancı diliniz yoksa aldığınız çoğu bilgi ikinci eldir ve geç kalmışsınızdır.

Herkes analizin önemini vurgular. Temel analiz öğrenmek bana göre yeterlidir. En kötü piyasanın gidiş yönünü saptamak bile karar vermenize yardımcı olacaktır. Bir grafiği ne kadar doğru okuyabilirseniz, o kadar başarılı olma şansınızı arttırırsınız.

Özellikle hacimsiz olan coin’lerde şu seviyede aldım, şu seviyede sattım diyen birinin emirlerine uymayın. İstemeden de olsa size aldırıp, size sattırır.

O kişinin para kaynağı olursunuz. Herkesi izleyin, kimsenin oyuncağı olmayın.

Para yönetimini öğrenin. Yatırımcıların çoğu yanlış para yönetimi ya da portföy oluşturduğu için kaybetmektedir. Mutlaka bu konu üzerine kendinizi geliştirin. Kazanma hırsı ve hevesinizi dizginleyin.

Para kaybettiren bir diğer madde ise sabırsızlıktır. Kaçacak almalıyım, düşecek satmalıyım derseniz. Bilin ki zarara geçeceksiniz. İyi analiz edin. Alım satım noktalarınızı belirleyip, sabredin veya kademeli alım, satım yapın. Stop-loss kullanımını alışkanlık haline getirin.

Son olarak da hep söyleğim şey KORKU. Eğer kaybetmekten korktuğunuz bir para varsa o parayı mutlaka kaybedersiniz. Yatırım yaparken paranız gitti gözüyle bakmanız lazım. Yoksa kaybetme korkusu mutlaka hata yaptırır.

7. Koronavirüs ve ABD seçimlerinin etkisiyle 2. bir Mart vakası görür müyüz, yoksa bizleri boğa sezonu mu bekliyor?

Gelecekte olacakları tahmin ettiğim flood serilerim var. Kendi topladığım bilgilerle çeşitli tahminler yapıyorum. 5-6 ay öncesinden “Mart 2020” yazarak bir kriz olacağını söylemiştim. Kriz geldi, koronavirüs bunun bahanesi oldu. Daha sonra da hepimiz karantinada alışveriş poşetlerini yıkarken Haziran’da virüs etkisinin azalacağını ve sonbaharda tekrar yükseleceğini de belirtmiştim. Bunu güncel ve geçmişteki olaylara bakarak söyledim ve gerçekleşti. Bir şey bildiğimden değil tabiki, geniş bakabilen herkesin görebileceği bir olay bu. Senaryo yazılı, biz sadece oyuncularız.

Ben ve birçok gerçek ekonomist, artık mevcut parasal sistemin işlemediğini yıllarca belirttik. (Hatta benim bu piyasaya giriş sebebim de budur.) Malesef ki mevcut sistem, daha kötüsüyle değiştirilmek isteniyor. Hatta ‘dijital dolar’dan bahsediliyor. Yine şimdiki gibi sınırsız para basma fırsatı, ancak artık bizim basılan miktarı göremeyeceğimiz bir sistem. Blockchain öne sürülerek, farklı bir sistem entegre edilmek isteniyor.

Gelişmeleri, detayları takip edeceğiz; göreceğiz.

Paranın dijitalleşmesi, her ne şartta olursa olsun kripto para piyasasını olumlu etkileyecektir. Hatta başladı bile. Güzel haberler, para girişleri görüyoruz. Ben önümüzdeki süreç için umutluyum. Özellikle beklediğim global bir ekonomik krizde kripto para piyasası güzel kaçış kapısı olacaktır.

8. Kripto paralar ve blockchain sektöründe Türkiye’yi nerede görüyorsunuz?

Açıkçası ilk piyasaya girdiğimde gördüğüm kadarıyla ülkemizde projeler ile bir iki kişi hariç ciddi bir şekilde ilgilenen kimse yoktu. Ancak ülkemizden o kadar güzel ve kaliteli işler çıkmaya başladı ki, gerçekten gurur duyuyorum.

Belki hala gerideyiz. Ancak sürekli öğrenmek ve gelişmek isteyen çalışkan bir kitle var. Çok güzel paylaşım ortamlarımız var. Sıkı çalışan sektörel haber sitelerimiz var.

Değişen bir dünya var. Ülkemizden bu dünyayı yakalayacak ve hatta yönünü belirleyecek birçok proje çıkacağına eminim.

Nüfusumuzun çokluğu ve bu nüfusun kriptoya (belki de paraya :) ) ilgisi, bir çok yurtdışı proje ve borsayı da ülkemize çekmektedir. Bu bile zaten şimdiden sektörde sağlam bir pazar olduğumuzun göstergesidir.

9. Gelecek planlarınız neler, sektörde ulaşmak istediğiniz yer neresi?

Aslında kendim için belli bir planım yok. Herkesle birlikte yükselmek istiyorum. Projelere destek vermeye çalışıyorum. Bunun için çabalıyorum. Birlikte öğrendik, çabaladık. Bu ortamı bozmamak adına Bitcoin düştüğünde, moraller bozulduğunda bile herkes küfür yağdırırken herkesin moralini yükseltmeye çalıştım. Büyük paralar kazandık, kaybettik ama umudu, sevinci kaybetmedik. Biz bir aile gibiyiz. Hepimizin amacı aynı, aynı trendeyiz.

Bu ortama, sektöre girerken biraz ütopik bir hayalimiz vardı. Fiat para sisteminin ortadan kalkması ve bağımsız, merkeziyetsiz bir paranın ve projelerin kullanılması. Hayalim bu fikri savunan kişilerle birlikte bu hayali gerçekleştirmek.

Bu görüşü hala savunan nadir insanlardanım belki de :)

Umuyorum ki hep birlikte bunu göreceğiz.

‘Coin Delisi’ne bu keyifli röportaj için çok teşekkür ediyoruz.


Üyelik
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları gör
0
Düşüncelerinize duymak istiyoruz, lütfen yorum yapın.x
()
x