Yükleniyor...

Milenyum’ların Trilyon Dolarlarlık Serveti Devralması Bitcoin’de Ne Gibi Bir Değişime Neden Olacak?

Baby Boomers nesli, II

Milenyumlar Bitcoin BTC

Baby Boomers nesli, II. Dünya Savaşı sonrası bebek patlaması sırasında en çok 1946-1964 yılları arasında doğan bireyler olarak tanımlanmaktadır ve büyük ölçüde teknolojiden anlamayan, Bitcoin’e karşı çok fazla antipati ve güvensizlik duyan bir nesil oldukları bilinmektedir. Öte yandan binbiryıllar, başka bir deyişle milenyum kuşağı teknoloji ile yetişti ve trilyon dolarlık bir serveti devralmak üzereler.

Son dakika gelişmelerden anında haberdar olmak için bizi Twitter ve Telegram kanalımızdan takip edebilirsiniz.

İstatistiklere göre, önümüzdeki 30 yıl içinde yaklaşık 60 trilyon dolarlık servet Baby Boomers’lardan Milenyum’lara geçecek. Boomers’lar 1946 ve 1964 yıllar arasında doğan bireyler olarak tanımlanırken, bu neslin bireylerinin her gün 10 binin 65 yaşına girdiği tahmin ediliyor.

Kripto para fon yönetimi şirketi Ikigai Fund yöneticisi Travis Kling, her gün 10 bin Boomers’ın 65 yaşına girdiğine dikkat çekerek, önümüzdeki 30 yıl içinde Boomers’lardan tahmini 60 trilyon dolarlık servetin Milenyum’lara aktarılacağını yazdı ve “Nereye gideceğini düşünüyorsun” şeklinde açıkça bir soru yöneltti.

Boomers’lar genellikle hisse senetleri ve emtialar gibi geleneksel varlıklara yatırım yapmakta, riskten kaçınmaktadırlar. Bu tutumlarını her fırsatta Bitcoin‘i eleştiren bazı Boomers’ların açıklamalarına bakarak görebilmek mümkün. Bu nesil ağırlıklı olarak teknolojiden anlamıyor ve anlamak da istemiyor; birçoğu zaten milyoner, bazıları da milyarder. Öte yandan kuşaksal bir paradigma değişimi yaşanmak üzere.

Küresel ekonomi korkunç sıkıntılar içinde ki Coronavirus (Corvid-19) salgını için dünyada kırmızı alarm verilmeden önce de durum bu şekildeydi. Ekonomideki yıkımlar ve kayıplar döngüseldir ve sonuncusu 2008 yılında yaşandı. O dönem bankalar fazla krediler açmış, konut piyasaları sert şekilde düşmeye başlamıştı. Bankalar, konut kredileriyle teminatlandırılmış, ipoteğe dayalı menkul kıymet alım satımı yapmakla meşgullerdi. Dünyanın dört bir yanındaki finans kurumları ipoteğe dayalı menkul kıymetlere sahipti ve bu trende yatırım fonları, kurumsal varlıklar ve emeklilik fonlarına da dahil edildi.

Bankalar, bu kredilerin satışından elde ettikleri karı artırmak için genellikle kredi puanı düşük kişilere borç vererek daha fazla ipotek talep etme yoluna gittiler. En sonunda şişen balon patladı ve bankalar son küresel ekonomik krize neden olmuş oldu.

Pew Araştırma Merkezi’ne göre Milenyum’lar, 1981 ve 1996 yılları arasında doğdu ve birçoğunun 2008’deki küresel ekonomik krizinden bir şekilde nasibini aldı. Günümüzde birçoğu yaşlanırken, yaşlanmaya başlarken, krizin neden olduğu ekonomik durgunlukta iş yapmaya kalkışanların sayısı bir hayli fazla ve şimdi birçoğu ağır borç yükü altında eziliyor.

Bu sebeple bu yaş aralığındaki bireyler 2008 küresel ekonomik krizine neden olan bankacılık sistemine karşı büyük güvensizlik duymaktadır. Zaten bu durum dünyanın en ünlü whitepaper‘larından olan Bitcoin’in whitepaper’ında Satoshi Nakamoto tarafından vurgulanıyor:

Bir Merkez bankasının para biriminin değerini düşürmeyeceğine güvenmek gerekiyor ancak fiat para birimlerinin tarihine bakıldığında bu güvenin defalarca ihlal edildiği görülüyor. Bankalara paramızı tutacakları ve elektronik olarak transfer edecekleri konusunda güven duyulması gerekiyor ancak rezervin çok az bir kısmıyla borç vererek kredi baloncukları oluşturuyorlar.

Tüm bunlar ışığında, Baby Boomers’dan Milenyum’lara transfer edilecek büyük servetin önemli bir kısmının bankacılık sistemine giremeyeceğini, bunun yerine müdehale edilemeyen, sınırlı arza ve güvenilecek bir teknolojiye sahip Bitcoin’e veya benzeri bir kripto para birimine/birimlerine akacağını söylemek yanlış olmayacaktır.


Üyelik
Bildir
guest
1 Yorum
Oldest
Newest Most Voted
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları gör
Ne Gibi
Ne Gibi
1 yıl önce

başarılı bir yazı teşekkürler

0
Düşüncelerinize duymak istiyoruz, lütfen yorum yapın.x
()
x